RABB’İNİN HATIRINA SABRETMEK

RABB’İNİN HATIRINA SABRETMEK

–♦—♦—♦– RABB’İNİN HATIRINA SABRETMEK –♦—♦—♦–

Kur’an’ın bazı ayetleri vardır ki, bir ömre yön tayin eder. Müddessir Suresi’nin yedinci ayeti de onlardan biri:

“Ve lirabbike fasbir.”
“Rabb’in için sabret.”

Dikkat edin; sabret, ama kimin için? Ne kendin, ne insanlar, ne de sonuçlar için… Rabb’in için.

–♦—♦—♦–

Bu ayet, sabrı sadece bir erdem ya da tahammül hali olmaktan çıkarıyor. Onu kutsal bir bağlılığa dönüştürüyor. Günümüzde sabır dendiğinde akla daha çok boyun eğmek, ses çıkarmamak ya da çaresizlik gelir oldu. Oysa burada kastedilen sabır, tam tersine bilinçli bir duruş. İnandığın davaya, doğruya, hakikate sahip çıkarken gösterilen bir direniş.

–♦—♦—♦–

Ve bu direniş, Rabb’inin hatırına gösteriliyorsa; işte o zaman sabır, sevdaya dönüşür.

Sabretmek değil, sabrın niyeti önemlidir

İnsan bazen çok sabreder ama içten içe “neden karşılığını göremiyorum” diye hayıflanır. Çünkü sabır beklentiye dönüşürse, içinde kırgınlık üretir. Ama eğer sabır, bir pazarlık değil de bir iman hali ise, o zaman Allah’a bırakılan bir teslimiyettir.

–♦—♦—♦–

Kur’an diyor ki:
“Sen sabret… Ama Rabb’in hatırına.”
Yani, karşındaki değişsin diye değil.
Olaylar düzelsin diye değil.
İnsanlar seni takdir etsin diye hiç değil.

Sadece ve sadece Rabb’in senden razı olsun diye.

Bu sabır, susmak değil; sevmektir

–♦—♦—♦–

Bu çağda insanlar çabuk vazgeçiyor. İlişkilerde, işte, dostlukta, davada, mücadelede… Herkes “hakkım olanı alayım” peşinde. Sabretmek sanki bir eziklikmiş gibi görülüyor. Oysa Kur’an bize diyor ki:

“Gerçek sabır, Allah’ı merkeze alan sabırdır.”

Bu sabır, susarak değil; Allah’a güvenerek yaşanır.
Bu sabır, edilgen değil; iradeli bir duruştur.
Bu sabır, yılgınlık değil; sevda taşır içinde.

Çünkü Rabb’inin hatırına yapılan hiçbir şey ziyan olmaz.

–♦—♦—♦–

Hayat kimi zaman üzerimize gelir. Dualar gecikir, insanlar anlamaz, yollar uzar. Böyle zamanlarda nefsimiz bize sabrı ağır bir yük gibi gösterir. Ama unutmamak gerekir:
Sabır, Allah’ın huzurunda alınan bir tavırdır.
Ve kim Allah için sabrederse, onun sabrı boşa gitmez.

–♦—♦—♦–

Müddessir suresi kulağımıza fısıldıyor:
“Ey insan… Sabrının merkezine Rabbinin rızasını koy.
Sabret… Ama nefsin için değil.
Rabb’inin hatırı için sabret.”
Kalın sağlıcakla.

–♦—♦—♦–

🖋️ Musa Özdemir 14.09.2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL