
KÖŞE YAZISI ¦ ALINGANLIĞIN GÖLGESİNDE HAKİKAT / 22 Nisan 2026
Bazı yazılar vardır;
herkese söylenir ama
herkes kendine alınmaz.
Bazı yazılar da vardır;
kimseyi hedef almaz ama
birileri kendini tam ortasında bulur.
Mesele tam da burada başlar.
Son zamanlarda görüyorum ki,
yazdıklarımdan alınanlar,
kendi iç dünyalarının yankısını
benim cümlelerimde arıyor.
Ve şimdi ben de soruyorum?
Hayatımın merkezinde olduğunuzu size kim söyledi?
Benim kalemim,
kişilere değil zihniyetlere konuşur.
İsimlerle değil, anlayışlarla ilgilenir.
Ben okuyan, araştıran ve öğrenen biriyim.
Öğrendikçe susan değil,
gördüğünü söylemekten geri durmayan bir karakterim.
Doğruyu eğip bükmem.
Sözümü dolandırmam.
Gerektiğinde,
insanın gözünün içine bakarak söylerim.
Çünkü hakikat,
arkadan konuşulacak kadar değersiz değildir.
Benim değer yargım,
kişisel yakınlıklara göre şekillenmez.
Bugün yanımda olanın yanlışını görmezden gelip,
yarın karşıma geçenin doğrusunu inkâr edecek biri olmadım.
Yakınlığım da uzaklığım da
hesaplı ilişkilerin gelgitine göre değil,
duruşun doğruluğuna göre belirlenir.
Benim çizgim döngüsel değil, doğrusaldır.
Eğilmez, bükülmez, kimseye göre şekil almaz.
Ve değişmeyen bir gerçek vardır ki;
Bir insanı zorla kaliteli yapamazsın.
Eğer bir insan,
sen elini çektiğinde
ilk fırsatta ucuzluklara yöneliyorsa,
orada bir düşüş değil,
bir ortaya çıkış vardır.
Karakter,
denetim altındayken değil,
serbest kaldığında kendini gösterir.
İnsan, kalabalıkta nasıl göründüğüyle değil,
yalnız kaldığında neye dönüştüğüyle ölçülür.
Bugün bazıları,
sözlerimin sertliğinden rahatsız olduğunu görüyor ve duyuyorum.
Oysa gerçek şudur ki;
Söz sert değildir,
Hakikat serttir.
Ve hakikat,
en çok da
kendisiyle yüzleşmeye cesareti olmayanları incitir.
Hayatın kendisi de bu yüzden
herkes için aynı anlamı taşımaz.
Düşünenler için bir komedi,
hissedenler için aslında bir trajedi,
Meselenin özüne gelirsek şayet,
Ne düşündüğünü bilmeyenlerle,
ne hissettiğini anlayamayanlar
her cümlede kendine bir pay çıkarır.
Benim sözüm ne bir kişiye yazılmıştır.
Ne de birilerine yaranmak için söylenmiştir.
Benim sözüm,
doğruya aittir.
Üzerine alınan varsa,
bilmelidir ki mesele benim ne yazdığım değil,
onun kendini nerede gördüğüdür.
Unutmamak gerekir ki;
Hakikat,
en çok da
alınganları rahatsız eder.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 22 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)