
KÖŞE YAZISI ¦ TERAZİ TARTAR, VAKİT GELİR… / 12 Nisan 2026
Hayatın bazen kendiliğinden işleyen, kimsenin müdahale edemediği ama herkesi içine alan şaşmaz kaideleri vardır.
Öyle anlar olur ki; karşına çıkan bir hiçlik, bir sığlık ya da kirlenmiş bir karakter, sana uzun uzun anlatılamayan gerçekleri bir anda ve bütün çıplaklığıyla gösterir.
Çünkü hakikat her zaman sözle anlatılmaz.
Bazen bir duruşla, bazen bir tavırla,
çoğu zaman da birinin sergilediği çirkinlikle kendini ele verir.
Sen ölçünü korursun, sınırlarını bilirsin, edebini muhafaza edersin,
Ama birileri çıkar, kendi iç dünyasının karanlığını ortalığa saçar.
Gürültülü,
Pervasız,
Ve çirkef bir şekilde,
İşte o an, hiçbir perde kalmaz.
Maskeler düşer.
Ahlaksızlık açığa çıkar.
Kokuşmuş karakterler somutlaşır.
Saklanan ne varsa bir bir gün yüzüne çıkar.
Artık ne gözlemcinin susacak bahanesi kalır,
ne hakemin görmezden gelecek bir mazereti,
Çünkü bugüne kadar örtülen, idare edilen, görmezden gelinen her şey;
o çirkinliğin ağırlığı altında çöker.
Ama hayatın bir başka gerçeği daha vardır.
Kötülükler hemen sahneden çekilmez.
Bazen zaman uzatmaya gider,
Bazen sabır devreye girer,
Ve ardından ilahi adalet,
Mevlânâ’nın dediği gibi;
Kötülükte bulundun mu kork; çünkü o bir tohumdur.
Allah onu mutlaka yeşertir, bitirir ve karşına çıkarır.
Evet,
Her kötülük bir tohumdur.
Toprağa atıldığı anda unutuldu sanılır.
Üstü örtüldü zannedilir.
Ama vakti geldiğinde o tohum çatlar,
Filiz verir,
Büyür,
Ve en sonunda sahibinin karşısına dikilir.
O an geldiğinde ne kaçacak bir yer vardır,
ne de saklanacak bir gölge,
Dün hesap verenleri gördük,
Yarın verecek olanları da göreceğiz.
Çünkü bu hayatın terazisi şaşmaz.
“Terazi tartıyla, her şey vaktiyle.”
Dünya menfaatleri uğruna karakterini tüketenler,
nefsi arzuları için insanlığını kirletenler,
asla huzur bulamaz.
Kendi gölgeleri bile onlara ağır gelir.
Her kirli iş bir iz bırakır.
Her yanlış, zihinde bir korkuya dönüşür.
Sonra başlarlar,
Her seste bir tehdit duymaya,
her gölgede kendi suçlarının hayaletini görmeye,
Ve en acısı,
Kendi karanlıklarını başkalarının üzerine giydirmeye çalışırlar.
Ama nafile.
Çünkü o kirli kostüm her bedene uymaz.
Hakikat, er ya da geç sahibini bulur.
Bak geçmişe,
Bak hayata,
Bak etrafına,
Hep aynı sonu görürsün.
Kötülük büyür, yayılır, gürültü yapar,
Ama en sonunda kendi ağırlığı altında ezilir.
İşte o an geldiğinde,
hiç kimse “ben bilmiyordum” diyemez.
Çünkü terazi çoktan kurulmuştur.
Ve artık vakit yaklaşmıştır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 12 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)