
KÖŞE YAZISI ¦ BU ZİHNİYETLE OLMAZ! / 14 Nisan 2026
Bazı şeyler vardır ki,
ilk günden kendini ele verir.
Maskeler düşer,
niyet açığa çıkar,
zihniyet bütün çıplaklığıyla ortada kalır.
Bursa…
Osmanlı’nın doğduğu şehir.
Devlet aklının, tarih bilincinin, köklü geleneğin merkezi.
Ve sen…
Böyle bir şehirde göreve gelir gelmez
yapacağın ilk iş olarak
Atatürk’ün resmini kaldırıyorsun.
Bu, hata değil.
Bu, bilinçli bir tercihtir.
Ve bu tercih,
milletin ortak değerleriyle sorunu olan bir zihniyetin ürünüdür.
Üstelik,
Mesele sadece bu da değil.
Milyonlarca insanın sandıkta ortaya koyduğu iradeye rağmen,
milletin seçtiği isim değil de
yargı operasyonlarının gölgesinde oluşan bir tabloyla
o koltuğa oturuyorsun.
Açık konuşalım;
Normal bir ülkede,
senin o koltukta bir dakika bile oturmaman gerekir.
Yargının gerçekten bağımsız olduğu,
hukukun işlediği bir düzende,
bir saniye bile o makamda kalamazsın.
Ve buna rağmen,
Daha ilk günden
milletin kurucu değerleriyle uğraşmaya başlıyorsun.
Bu neyin hırsıdır?
Bu neyin rövanşıdır?
Bu, hizmet etme niyeti değil,
hesaplaşma zihniyetidir.
Atatürk bu milletin ortak değeridir.
Türk bayrağı bu devletin onurudur.
Bunlara tahammül edemeyen bir aklın,
bu millete ne vereceği zaten baştan bellidir.
Sevsen de, sevmesen de,
Kabul etsen de, etmesen de
Bu ülkenin kurucusuna saygı duymak zorundasın.
Bu bir tercih değil,
bu bir mecburiyettir.
Ama siz ne yaptınız?
Daha ilk günden
milletin sinir uçlarıyla oynamayı seçtiniz.
Sonra ne oldu?
Tepki gelince geri adım attınız.
Bu geri adım, hatadan dönüş mü
yoksa yakalanmanın telaşı mı?
Siz niyetinizi ortaya koydunuz.
Bugün Atatürk’ün resmini kaldırırsın,
yarın başka bir değeri hedef alırsın,
öbür gün bu milletin hafızasıyla oynarsın,
Bu yolun sonu bellidir.
Yanı başımızda Ortadoğu yanıyor.
Devletler içeriden çökertiliyor,
toplumlar kutuplaştırılarak parçalanıyor.
Bu ülke 15 Temmuz’u yaşamış.
Hâlâ ders almamış olmak,
sadece basiretsizlik değil,
tehlikeli bir akıl tutulmasıdır.
Birileri çıkıyor,
Cumhuriyet’e laf ediyor,
Atatürk’e dil uzatıyor,
bu milletin yüz yıllık hafızasına “narkoz” diyor.
Bu nefretin kaynağı ne?
Kimin adına konuşuyorsunuz?
Kimin değirmenine su taşıyorsunuz?
Bu topraklarda kurucu iradeye husumet besleyen hiçbir anlayış
kalıcı olmamıştır, olmayacaktır.
Bu millet,
değerlerine uzanan eli affetmez.
Ve şunu herkes bilsin ki;
Yargı gölgesinde gelen bir anlayış,
milletin değerleriyle kavga ederek ayakta kalamaz.
Bu kafa değişmediği sürece
ne birlik olur,
ne huzur olur,
ne de güçlü bir gelecek olur.
Sorun kişiler değil.
Sorun, bu zihniyettir.
Ve bu zihniyet,
bu millete yükten başka hiçbir şey değildir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 14 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)