
KÖŞE YAZISI ¦ ALİ YAZAR, VELİ BOZAR / 15 Nisan 2026
Hayatın en eski tartışmalarından biridir bu;
Kim üretir, kim tüketir?
Kim inşa eder, kim yıkar?
Bazıları vardır,
Sessizdir ama etkilidir.
Gösteriş yapmaz ama iz bırakır.
Konuşmaktan çok çalışır,
Eleştirmekten çok üretir.
Onlar Ali’dir.
Yazarlar.
Bir de diğerleri vardır,
Ne ortaya koydukları bir eser vardır,
Ne de taşıdıkları bir sorumluluk.
Ama en önde onlar konuşur,
En sert eleştiriyi onlar yapar.
Onlar da Veli’dir.
Bozarlar.
Aslında mesele bir isim meselesi değil,
Bir zihniyet meselesidir.
Yapmak,
Cesaret ister.
Sorumluluk ister.
Risk almayı gerektirir.
Çünkü ortaya koyduğunuz her iş,
Aynı zamanda eleştiriye de açıktır.
Ama bozmak,
Hiçbir bedel ödemez.
Hiçbir sorumluluk taşımaz.
Sadece uzaktan konuşur.
Bugün etrafımıza baktığımızda,
Bu iki anlayışın çatışmasını her alanda görüyoruz.
Birileri taş üstüne taş koymaya çalışıyor,
Birileri o taşı yerinden oynatmanın derdinde.
Birileri çözüm üretiyor,
Birileri sorun büyütüyor.
Birileri Nasıl daha iyi olur? diye soruyor,
Birileri Nasıl çamur atarım? hesabı yapıyor.
Ama unuttukları bir gerçek var.
Bozanlar hiçbir zaman kurucu olamaz.
Yıkanlar hiçbir zaman tarih yazamaz.
Çünkü tarih,
Gürültü yapanları değil,
Değer üretenleri hatırlar.
Bugün Veli’nin sesi yüksek olabilir.
Ama yarın Ali’nin eseri konuşur.
Ve günün sonunda,
Herkes kendi yaptığının karşılığını alır.
Kimisi bir iz bırakır,
Kimisi ise sadece bir gürültü olarak kaybolur.
Tercih meselesi,
Ya Ali olacaksın,
Yazacaksın, üreteceksin, iz bırakacaksın,
Ya da Veli olacaksın,
Bozacak, eleştirecek,
Ve unutulacaksın.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 15 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)