
KÖŞE YAZISI ¦ İnsanı Yoran Yol Değil, Yanlış İnsanlardır.. / 12 Ağustos 2026
Bu çağın en büyük sorunlarından biri, insanların birbirine yakın görünürken aslında birbirinden giderek uzaklaşmasıdır.
Çıkarın fısıldadığı sahte samimiyetleri, menfaat bitince yön değiştiren dostlukları ve günü kurtarmak için her role giren insanları hiç sevmedim.
Zira insanın gerçek karakteri, işi düştüğünde değil, işi bittiğinde belli olur.
Bugün ne yazık ki ikiyüzlülük karakter, arsızlık,özgüven, fırsatçılık,zeka, sınırsız hırs ise başarı tutkusu gibi sunuluyor.
Oysa kavramların adını değiştirmek, gerçeği değiştirmiyor.
Hırs da böyledir…
Aklın, vicdanın ve ahlakın denetiminde kaldığında insanı çalışmaya ve üretmeye sevk eder.
Fakat sınırlarını kaybettiğinde insan artık hedeflerine hükmetmez, hedefleri ona hükmetmeye başlar.
Bir süre sonra kazanmak için değerlerinden, yükselmek için dostlarından, görünür olmak için şahsiyetinden vazgeçer.
Sonunda belki istediği yere gelir ama oraya gelirken kendisini kaybeder.
Bir de hayallerinizi küçümseyenler vardır.
Onlara büyük bir hedef anlattığınızda, sizin gücünüzü değil kendi sınırlarını ölçü kabul ederler. Olmaz, yapamazsın, boşuna uğraşma derler.
Aslında çoğu zaman sizin nereye ulaşabileceğinizi değil, kendilerinin nereye kadar gidebildiğini anlatırlar.
Bu yüzden her hayal, herkesle paylaşılmaz.
İnsanın yanında hayalini küçülten değil, ona alan açan insanlar olmalı. Başarınızdan rahatsız olmayan, düştüğünüzde seyretmeyen, yükseldiğinizde haset etmeyen insanlar…
Bazen insanın önünü açan yalnızca cesareti değildir, doğru insanlarla aynı yolda yürümektir.
Hayat kısa, yol uzun, zaman kıymetlidir.
Bu yüzden çıkarın kurduğu kalabalıklardansa karakterin oluşturduğu küçük ama sağlam çevreleri tercih ederim. Sahte samimiyetler kalabalık gösterebilir; fakat insanı asıl güçlü kılan, arkasındaki kalabalık değil, yanında kimse kalmadığında bile koruyabildiği duruşudur.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 12 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)